Asistan Hekim Kimdir? Sağlık Sektöründe Bir Nevi Süper Kahraman!
Düşünsenize, bir gün hastaneye gidiyorsunuz, kapıdan giriyorsunuz, derdiniz neyse anlatıyorsunuz. Bir bakıyorsunuz, karşınızda hem taze, hem de tıpkı bir doktor gibi ciddi bir insan. O an ne oluyor? “Asistan hekim kimdir?” diye soruyor olabilirsiniz. Hani doktor değil, ama bir doktor gibi… O kadar da değil ama bir o kadar da evet! Şimdi, izninizle ben bu “asistan hekim” meselesini, İzmir’in bolca espriyle yoğrulmuş havasında biraz açayım.
Asistan Hekim: Bir Doktor, Ama Biraz Farklı
Asistan hekim, yani biz bir nevi “doktor adayları”, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra hastaneye adım atan kişilerdir. Ama buradaki “doktor” unvanı henüz resmi değil. Yani bir doktor gibi ama henüz o kadar da değil. Tıpkı yeni bir kahraman olma yolunda olan bir süper kahraman gibi! Bir bakıma, hastane odasında, beyaz önlüğüyle her an görevde olabilecek bir karakter… Ama birkaç yıl boyunca, kendisini “hemşireye” yapacak her türlü espriyi sabırla dinleyen bir hekim adayı!
Bazen “Asistan hekim kimdir?” sorusunun cevabı karışabilir çünkü o, her şeyin bir adım öncesi olan ama bir o kadar da yetenekli olan bir kişidir. Yani evet, hastaları muayene eder, test sonuçlarını yorumlar, müdahale eder… ama “Şimdi benim rolüm nedir?” diye soran bir asistan hekim her an olabilir! (Kendimden de birkaç anekdot vereceğim, merak etmeyin.)
Sahne 1: Hasta Görüşmesi, Ama “Asistan” Modunda
Geçenlerde hastaneye gitmiştim, (evet, herkesin zaman zaman sağlık sorunları olur, ben de bunun bir parçasıyım). Beni muayene eden kişi bir asistan hekimdi. Gözlüğünü takmış, kafasında bembeyaz bir saç bandı, elinde stetoskopu, bana baktı ve “Nasılsınız?” dedi. Ben, bir dakika dedim, “Sen kim oluyorsun?” Ama tabii şaka yapıyorum, tam anlamıyla “asistan hekim kimdir?” sorusunu düşündüm.
Asistan hekim bana o kadar ciddi ve profesyonel baktı ki, içimden bir an önce doktora geçmesini bekledim. Ama sonrasında fark ettim ki, o gerçekten profesyoneldi. Yanlış mı söyledim? Evet, o profesyonel bir asistan hekimdi ve bana gerekli tüm bilgileri verdi, tedavi planı hakkında bilgilendirdi.
Bu anı hatırlayarak düşündüm: Asistan hekim gerçekten bir tıp öğrencisi gibi sadece gözlem yapmaz. Aynı zamanda en doğru tedavi sürecini yönlendiren ve bazen tüm sorumluluğu üzerine alabilen bir sağlık çalışanıdır. Onun görevi, “Doktor” unvanı almadan önce, çok fazla şey öğrenmek ve aslında bir gün “gerçek doktor” olmaya hazırlanmaktır.
Sahne 2: Asistan Hekim ve İçsel Savaş
Bir de asistan hekimin, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra geçirdiği o zor, ama bir o kadar eğlenceli dönemi hayal edin. Tıp fakültesi, gerçekten diğer bölümlerle kıyaslanamayacak bir şeydir. Tüm sınavlar, stresler, gece yarısı nöbetleri… Asistan hekim, her an “Hekim olma yolunda” olan ama aynı zamanda çevresindeki herkese profesyonellik gösteren bir nevi şampiyon gibidir. İç sesimi duyuyor musunuz?
İç Ses: “Şu an sen bir asistan hekimsin. İleriye doğru birkaç yıl daha çalışacaksın. Ama şunu unutma, asıl mücadele bir gün ‘Tamam, doktor oldum’ dediğinde başlayacak. Ama önce, her şeyi öğrenmen lazım.”
Ben: “Yani, zaten hastanede sürekli nöbet tutup doktorlara çay mı götüreceğim?”
İç Ses: “Sakin ol, biraz sabır. Bir gün sen de kendi hastalarının yanına gideceksin. Ama önce, tüm bu pratik bilgileri öğrenmen gerekiyor!”
Gerçekten de, asistan hekimler sabırla çalışır, hastalarla ilgilenir ve her gün bir adım daha fazla bilgi kazanır. O yüzden bir asistan hekim, normalde gördüğümüz doktorlardan çok farklı değil; sadece bir adım geride ama bir o kadar da öğrenmeye hevesli ve cesur!
Sahne 3: “O Doktor Kimdi? O Asistan Hekim!”
Bazen bir doktorun ne kadar uzun yıllar eğitim aldığını unutabiliyoruz. Herkes kolayca “Doktor” demeyi tercih ediyor, ama bir asistan hekim için bu süreç çok daha uzun. Kendisi bazen hastalarına tam doktor gibi davranabilir ama hala o “doktor” unvanına sahip değildir. Mesela, bir hastada bir sorun görüldüğünde, asistan hekim hemen “Bunu doktora gösterelim” diyebilir. Ama “doktor” dediğimiz kişi aslında başhekim ya da profesör olabilir.
Bir arkadaşım, o kadar heyecanlıydı ki, bir asistan hekime “Doktor hanım, teşekkür ederim!” dedi. Asistan hekim de gülümsedi, ama “Ben henüz doktor değilim, daha bir süre var” diyerek kibarca uyardı. Arkadaşım utandı tabii, ama bir şey öğrendik: Asistan hekimler her zaman “hekim olmaya” adaydırlar, tıpkı bir sporcu gibi, son bir hamleyle hedefe ulaşmaya.
Sonuç: Asistan Hekim Gerçekten Kimdir?
Sonuçta, asistan hekim bir doktor olma yolunda, her gün bir adım daha fazla öğrenmeye çalışan, oldukça deneyimli ve kararlı bir sağlık çalışanıdır. Ama tam anlamıyla doktor sayılmazlar! O yüzden, “Asistan hekim kimdir?” sorusunun cevabı şöyle dersek hiç de yanlış olmaz: Bir nevi yolculukta olan bir kahraman! “Hekim olma yolunda savaşan biri” diyebiliriz, ama şimdilik sabırla nöbetini tutmaya devam eden bir kahraman. Onlara biraz daha saygı, biraz daha sabır! Zaten her biri birer doktor olma yolunda ilerliyor.