Rothy takipçilerine merhaba! Bu yazımız “Bilge Kaan ne demiş” konusunu seven herkes için hazırlandı.
Bilge Kaan Ne Demiş? Merakın, Mizahın ve Günlük Hayatın İçinden Eğlenceli Bir Bakış
Bazı cümleler vardır, nereden çıktığı çok önemli değildir. Bir anda arkadaş grubunun diline düşer, kahve masalarında tekrar edilir, sosyal medyada dolaşır ve herkesin yüzünde hafif bir tebessüm bırakır. İşte “Bilge Kaan ne demiş?” sorusu da tam olarak böyle bir merakın kapısını aralıyor. Bir yandan ciddi bir şey öğrenmek ister gibi soruyoruz, diğer yandan cevabı beklerken içimizde küçük bir komedi filmi dönmeye başlıyor.
İzmir’de yaşayan 25 yaşında biri olarak şunu söyleyebilirim: Bizim neslin en büyük yeteneği, en basit olaydan bile hikâye çıkarabilmek. Sabah kahvaltıda yanlışlıkla zeytini yere düşürürsün, akşam arkadaş ortamında “Hayat bana yine mesaj verdi” diye anlatırsın. Çünkü artık küçük olayları bile büyütüp anlamlandırma konusunda profesyonelleştik.
Ben de öyleyim. Dışarıdan bakınca sürekli espri yapan, her şeye gülen, arkadaş ortamında ortamı hareketlendiren biri gibi görünürüm. Ama eve dönünce beynimin içinde toplantı yapan onlarca düşünce vardır.
“Acaba bugün söylediğim espri fazla mı saçmaydı?”
“Garson neden bana öyle baktı?”
“2017 yılında söylediğim o cümleyi insanlar hâlâ hatırlıyor olabilir mi?”
Evet, bazen kendi kendime fazla mesai yaptırıyorum. Ama belki de bu yüzden “Bilge Kaan ne demiş?” gibi konular ilgimi çekiyor. Çünkü bazen bir sözün içinde hem komedi hem de hayat dersi arıyoruz.
Bilge Kaan Ne Demiş? Sorusu Neden Bu Kadar İlgi Çekiyor?
İnsanların bazı isimlere ve sözlere özel bir ilgisi vardır. Çünkü hepimiz günlük hayatın karmaşası içinde küçük bir anlam kırıntısı arıyoruz. Bazen bir arkadaşımızın söylediği tek cümle günümüzü değiştirir.
Mesela geçenlerde arkadaşlarla İzmir’de bir kafede oturuyoruz. Masada klasik konular:
Kim neden mesaj atmadı?
Kim iş değiştirecek?
Kim spora başlayacak?
Kim pazartesi günü kesin yeni hayata başlayacak?
Tabii o “pazartesi başlıyorum” cümlesi bizim neslin milli marşı olabilir. Pazartesi gelir, spor ayakkabısı hazırdır ama ruh hâli hâlâ pazar günündedir.
Tam o sırada arkadaşlardan biri dedi ki:
“Bence insan önce kendini tanımalı.”
Masada üç saniyelik sessizlik oldu.
Sonra başka biri:
“Ben kendimi tanıyorum da, kendimle anlaşamıyorum.”
İşte hayat böyle bir şey. Bazen en derin düşünceler bile kahkaha arasında ortaya çıkıyor.
“Bilge Kaan ne demiş?” sorusunun ilgi çekmesinin sebebi de biraz burada yatıyor. İnsanlar sadece bir cevap aramıyor. Aynı zamanda o sözün etrafında oluşan hikâyeyi, mizahı ve yorumları merak ediyor.
Günlük Hayatta Bilgelik Ararken Komik Durumlara Düşmek
Bazen hepimiz hayatın büyük sırrını çözmeye çalışıyoruz. Telefon elimizde, kahve yanımızda, tavana bakıyoruz.
“Ben aslında ne istiyorum?”
diye düşünüyoruz.
Beş dakika sonra:
“Akşam ne yesem?”
noktasına geliyoruz.
İnsanın düşünce yolculuğu gerçekten garip. Bir anda evrenin anlamını sorgularken kendini internetten tost makinesi araştırırken bulabiliyorsun.
Benim de böyle anlarım çok oluyor.
Arkadaşlarım beni genelde şöyle tanımlar:
“Sen çok düşünüyorsun ama düşünürken bile dalga geçiyorsun.”
Haklı olabilirler. Çünkü bazı şeyleri fazla ciddiye alırsam hayat çok yorucu oluyor.
Mesela yanlışlıkla birine geç cevap verdiysem:
Normal insan:
“Yoğundum, cevap veremedim.”
Ben:
“Acaba bu kişi benim artık değer vermediğimi mi düşündü? Yoksa telefonumun şarjı bittiğini mi düşündü? Yoksa hiçbir şey düşünmedi mi?”
Sonra fark ediyorum ki karşı taraf sadece marketteymiş.
Beynim bazen gereksiz senaryo üretme konusunda Oscar alabilir.
Bilge Kaan Ne Demiş? Üzerinden Kendimize Bakmak
Bazı sözlerin etkisi, söylediği şeyden çok insanların onu nasıl yorumladığıyla ilgilidir. Çünkü herkes kendi hayatından bir parça bulur.
Bir insan aynı cümleyi duyunca:
“Ne kadar mantıklı.”
diyebilir.
Başka biri:
“Bence biraz abartılmış.”
diyebilir.
Bir başkası ise:
“Bunu kesin WhatsApp durumuna yazmalıyım.”
diyebilir.
İşte sosyal hayatımızın küçük komedisi burada başlıyor.
Günümüzde herkes biraz filozof, biraz komedyen, biraz da yorumcu oldu. Bir arkadaş grubunda beş dakika içinde hayat tavsiyesi verip ardından saçma bir video izleyerek kahkahalara boğulabiliyoruz.
Bu çelişki aslında çok insani.
Hem geleceğimizi düşünüyoruz hem de indirimde gördüğümüz gereksiz bir ürünü alıyoruz.
Hem sağlıklı yaşayacağım diyoruz hem gece yarısı abur cubur arıyoruz.
Hem “artık kafama takmayacağım” diyoruz hem iki saat önce gönderdiğimiz mesajın noktasını bile analiz ediyoruz.
Belki de bilgelik biraz da kendimizi bu hâlimizle kabul etmekten geçiyor.
Arkadaş Ortamında Bilge Kaan Ne Demiş Muhabbetleri
Arkadaş ortamlarında bazı konular vardır, hiç bitmez. Futbol, ilişkiler, para, gelecek planları ve tabii ki “şunu duydun mu?” sohbetleri.
Bir gün bizim ekipte yine böyle bir konuşma başladı.
— “Sence insan hayatını nasıl düzene sokar?”
— “Önce odasını toplasın.”
— “Konudan bağımsız ama doğru.”
Bazen en büyük hayat dersleri, en basit cümlelerden çıkıyor.
Benim odamı toplamak bile bazen kişisel gelişim projesi gibi geliyor. Masanın üzerinde duran eski kahve bardağına bakıp:
“Bu artık eşya değil, geçmişten kalan bir hatıra.”
diye düşündüğüm oluyor.
Sonra annem odaya giriyor:
“Onu iki gündür neden atmadın?”
Ve bütün felsefi atmosfer bozuluyor.
İşte gerçek hayat bu. Büyük düşüncelerle küçük gerçeklerin sürekli çarpıştığı bir yer.
Kendimizle Dalga Geçebilmek En Büyük Rahatlık
Bence insanın sahip olabileceği en güzel özelliklerden biri kendisiyle gülebilmesi.
Çünkü sürekli mükemmel görünmeye çalışmak çok yorucu.
Her fotoğrafta en iyi açı.
Her konuşmada en doğru cevap.
Her ortamda en havalı hâl.
Bunları yapmaya çalışırken insan kendi doğal hâlini unutabiliyor.
Ben bazen arkadaşlarıma “Bugün çok olgun davranacağım” diyorum. Beş dakika sonra saçma bir şeye gülmeye başlıyorum.
Sonra düşünüyorum:
“Olgunluk belki de hiç saçmalamamak değil. Saçmaladığını fark edip gülebilmek.”
Hayat zaten yeterince ciddi.
Faturalar var.
Sorumluluklar var.
Gelecek kaygıları var.
Bari arada kendimize küçük kahkaha molaları verelim.
Bilge Kaan Ne Demiş? Ararken Bulduğumuz Asıl Şey
Belki de insanların böyle sözleri merak etmesinin sebebi sadece bir cümleyi öğrenmek değil. Asıl mesele, o cümlenin bizde oluşturduğu düşünce.
Çünkü bazen bir söz bize yeni bir şey öğretmez. Sadece zaten bildiğimiz bir gerçeği hatırlatır.
Daha sakin olmamız gerektiğini.
Daha az kafaya takmamız gerektiğini.
Hayatı biraz daha eğlenceli yaşamamız gerektiğini.
İzmir’in sahilinde yürürken bunu daha iyi anlıyorum. İnsanlar farklı hikâyeler taşıyor. Kimi acele ediyor, kimi hayaller kuruyor, kimi sadece güzel bir gün geçirmek istiyor.
Bir bankta oturup denize bakarken bile insanın aklı bin yere gidebiliyor.
“Acaba gelecekte nerede olacağım?”
“Hayat istediğim gibi olacak mı?”
“Daha çok para mı kazanmalıyım?”
Sonra bir martı gelip elindeki simide saldırıyor.
Ve hayat sana diyor ki:
“Biraz da şu anı yaşa.”
Belki de en büyük bilgelik burada saklıdır.
Sonuç: Biraz Düşün, Biraz Gül, Biraz Da Akışına Bırak
“Bilge Kaan ne demiş?” sorusu bize sadece bir cevabı değil, düşünme ve gülme fırsatını da sunuyor. Çünkü hayat yalnızca ciddi kararlar ve büyük hedeflerden oluşmuyor.
Bazen arkadaşlarla edilen boş bir sohbet, bazen kahve içerken yapılan küçük bir şaka, bazen de kendi hatalarımıza gülmek bize iyi geliyor.
Kendi hayatımızın hem başrol oyuncusu hem de komedi karakteri olduğumuzu kabul ettiğimizde işler biraz daha kolaylaşıyor.
Çünkü hepimizin içinde biraz fazla düşünen biri, biraz komik biri ve biraz da “neyse ya, olur böyle şeyler” diyen biri var.
Önemli olan bu üç kişiyi kavga ettirmeden aynı evde yaşatabilmek.
Gerisi zaten biraz kahkaha, biraz sabır ve bolca hikâye.
Rothy olarak “Bilge Kaan ne demiş” konusunda sizlere faydalı olabildiğimizi umuyoruz. Diğer içeriklerimizi de incelemeyi unutmayın!