Punktum Stenozu Nedir? Psikolojik Bir Mercekten İnsan Ruhunun Daralması Bir Psikoloğun Merakıyla Başlayan Hikâye Bir klinik psikolog olarak her yeni vakada beni en çok etkileyen şey, insanın kendi iç dünyasındaki tıkanıklıkları fark edemeyişiydi. Bu tıkanıklıklar bazen bedensel bir belirtiye, bazen sessiz bir iç isyana dönüşürdü. Bir gün bir hastam gözlerinden yaş gelmediğini, ağlamak istediğini ama sanki “kanalların tıkandığını” söylediğinde, zihnimde bir kıvılcım çaktı. Bu biyolojik durumun adı punktum stenozu idi — ancak ben bunun sadece fiziksel değil, aynı zamanda derin bir psikolojik metafor olduğunu düşündüm. Punktum Stenozu: Gözyaşı Kanallarının Daralması mı, Ruhun Akışının Engellenmesi mi? Tıbbi olarak punktum stenozu, gözyaşı…
8 YorumŞıklık ve İlham Yazılar
Psikolojik Kasılmalar Nasıl Geçer? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Psikoloji dünyasında, insan davranışlarının derinlemesine analiz edilmesi, her bireyin yaşadığı duygusal, bilişsel ve sosyal deneyimlerin farklı birer yansımasıdır. Çoğu zaman, stres, kaygı, depresyon gibi durumlar, vücutta fiziksel semptomlarla kendini gösterir. Bu semptomlardan biri de “psikolojik kasılmalar”dır. Psikolojik kasılmalar, vücutta ortaya çıkan kas gerginliklerinin, ruhsal bir rahatsızlığın bedensel bir yansıması olarak kabul edilir. Peki, bu kasılmaların nedeni nedir ve nasıl geçer? Bu yazıda, psikolojik kasılmaları, bilişsel, duygusal ve sosyal psikoloji boyutlarıyla ele alarak, bu konuda derinlemesine bir bakış açısı sunacağız. Psikolojik Kasılmaların Tanımı ve Semptomları Psikolojik kasılmalar, genellikle stres, kaygı, korku veya uzun…
Yorum BırakGüç, Statü ve Aidiyet: “Kont Eşine Ne Denir?” Sorusunun Psikolojik Derinliği İnsan davranışlarını anlamaya çalışan bir psikolog olarak, bazen en basit soruların bile zihnimizi karmaşık düşüncelere sürüklediğini fark ederim. “Kont eşine ne denir?” sorusu, yüzeyde yalnızca bir unvanın karşılığını arıyor gibi görünür. Ancak bu soru, güç ilişkilerinden kimlik algısına, duygusal bağlılıktan toplumsal rollere kadar pek çok psikolojik katmanı içinde taşır. Cevap teknik olarak basit: Bir kontun eşine “kontes” denir. Ama insan zihni açısından bu kadar basit midir? “Kontes” yalnızca bir unvan değil, aynı zamanda bireyin kendini toplum içinde nasıl tanımladığına, nasıl görülmek istediğine ve hangi duygusal temsilleri taşıdığına dair bir…
Yorum BırakGülüş Tasarımı Kalıcı Mı? Felsefi Bir Bakış Filozof Bakışıyla Gülüş Tasarımı Felsefe, varlığın anlamını, insanın kimliğini ve insanın dünyadaki yerini sorgulayan bir düşünce biçimidir. Bu bakış açısıyla, bir insanın gülüşü ve bu gülüşün tasarımı, sadece fiziksel bir değişim değil, aynı zamanda insanın özünü, kimliğini ve içsel gerçekliğini yansıtan bir olgu olabilir. Gülüş tasarımı, dışsal bir müdahale ile bireyin estetik yönünü değiştirme çabasıdır, ancak bu değişimin kalıcı olup olmayacağı sorusu, felsefi açıdan çok daha derin bir anlam taşır. İnsan kimliğinin, güzelliğin ve öznenin sürekliliği üzerine düşündüğümüzde, gülüş tasarımının kalıcılığı da varlık, etik ve bilgi anlayışımızla bağlantılı olarak sorgulanabilir. Ontolojik Perspektiften: Gülüşün…
Yorum BırakKalsiyum karbonat çiğneme tableti ne işe yarar? “Yutmadan önce bir durup düşünelim” Parmağını kavanoza uzatıp renkli bir çiğneme tableti kapmadan önce soruyorum: Mide yanmasını çiğneyerek susturmak, yangını oda parfümüyle bastırmak değil mi? “Kalsiyum iyidir, çok kalsiyum daha da iyidir” ezberiyle hareket etmek, özellikle çiğneme formundaki kalsiyum karbonatı “masum şeker” sanmak; işte burada yanılıyoruz. Bu yazı, o kolay lokmanın gerçekten ne yaptığına ve nelere yol açabileceğine cesurca bakıyor. Kalsiyum karbonat çiğneme tableti ne işe yarar? Basit: İki farklı amaca hizmet eder. Birincisi, antasit olarak mide asidini nötralize edip mide yanması, reflü kaynaklı ekşime ve hazımsızlığı hızlıca hafifletir. İkincisi, kalsiyum takviyesi olarak…
Yorum BırakGözü Açık Ne Demek Bulmaca? Deyimin Edebi, Kültürel ve Tarihsel Katmanları Dil, İnsanın Hafızasıdır Deyimler, bir toplumun tarih boyunca yaşadığı deneyimlerin kristalleşmiş hâlidir. “Gözü açık” ifadesi de Türkçede çok katmanlı bir anlam evrenine sahiptir. Bulmacalarda genellikle “uyanık”, “kurnaz” ya da “fırsatçı” olarak karşılık bulsa da bu deyim, yalnızca zekâyı değil; yaşamın içinde dikkatli olmayı, farkında yaşamayı da anlatır. Bir kelimenin bulmaca dünyasında tek kelimelik cevabı olsa da, edebiyatın dünyasında bu cevap çok daha geniştir. “Gözü açık” olmak, insana hem tarihsel bir miras hem de etik bir sorumluluk yükler. Tarihsel Arka Plan: Gözü Açık Olmanın Toplumsal Kökleri Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan dil…
Yorum BırakGözyaşı Nasıl Yazılır TDK 20266? Dilin Duygusal Derinliğinden Yazım Kurallarına Dilin Kalbinde Bir Kelime: Gözyaşı Türkçede bazı kelimeler yalnızca bir nesneyi ya da eylemi anlatmaz; aynı zamanda duygunun, kültürün ve tarihsel hafızanın bir yansıması olur. “Gözyaşı” kelimesi de bunlardan biridir. TDK’nin 20266 numaralı kaydında yer alan bu kelime, hem yazım bakımından hem de anlam derinliği açısından dikkate değerdir. Çünkü bu kelime, Türkçenin birleşik kelime yapısının canlı bir örneği olmasının yanı sıra, insan duygularının en evrensel sembollerinden birini taşır. TDK Yazım Kılavuzunda “Gözyaşı” Türk Dil Kurumu’nun en güncel yazım kurallarına göre “gözyaşı” kelimesi bitişik yazılır. Bu, iki isimden oluşan bir birleşik…
8 YorumGözyaşı Neden Bitişik Yazılır? Felsefi Bir Deneme Bir filozofun masasında, kelimeler yalnızca harflerin birleşimi değildir; onlar düşüncenin yankısı, varoluşun iz düşümüdür. Dil, düşüncenin biçimidir ve bir kelimenin nasıl yazıldığı, aslında dünyayı nasıl kavradığımızın göstergesidir. “Gözyaşı” kelimesi de bu anlamda yalnızca bir dilbilgisi tercihi değil, insanın acı, sevinç ve anlamla kurduğu ilişkinin felsefi bir ifadesidir. Etik Perspektiften: Duygunun Bütünlüğü Etik, insanın içsel dünyasıyla dış dünyası arasındaki uyumu sorgular. Göz ve yaş, ayrı yazıldığında iki farklı varlıktır: biri bakmanın, diğeri akmanın sembolü. Ancak “gözyaşı” bitişik yazıldığında, bu iki kavram arasında etik bir bütünlük kurulur. İnsanın duygusal tepkileri, yalnızca biyolojik süreçler değildir; onlar…
Yorum BırakGiriş: Bir Tarihçinin Zamanla Yağlanan Hatıraları Tarihin tozlu raflarında dolaşırken, bazen bir buhar makinesinin tıkırtısında, bazen bir çarkın gıcırtısında insan emeğinin izini duyarım. Gres yağı kokusuyla kaplı atölyeler, yalnızca bir üretim alanı değil; insanlığın mekanikleşen dünyayla kurduğu yeni ilişkinin de sahnesidir. Bugün “Gres yağı nereden alınır?” diye sorduğumuzda, basit bir alışveriş sorusundan fazlasını dile getiriyoruz aslında. Bu soru, üretimin dönüşümünü, emeğin evrilişini ve teknolojik kültürün toplumsal yaşama sızışını anlatan uzun bir tarihsel yolculuğa kapı aralar. — Sanayi Devrimi ve Yağlanan Çarklar Gres Yağının Doğuşu: Mekanik Bir Devrimin Yan Ürünü 18. yüzyılın ortalarında Sanayi Devrimi başladığında, insanlık ilk kez makinelerle yaşamayı…
8 YorumHelal Paraya Haram Para Karışırsa Ne Olur? — Bilimin ve Vicdanın Kesiştiği Nokta Bazı sorular vardır ki hem aklı hem kalbi aynı anda harekete geçirir. “Helal paraya haram para karışırsa ne olur?” işte tam öyle bir soru. Dini açıdan derin, psikolojik olarak etkileyici, ekonomik olarak da düşündürücü. Bugün bu konuyu biraz farklı ele alalım: Bilimsel bir mercekle ama herkesin anlayabileceği bir dille. Çünkü bazen inançla bilim, aynı gerçeğin iki farklı yüzü gibidir. Bir Damlada Kir — Bilimsel Olarak Karışımın Gerçeği Bir bardak temiz suya tek damla kirli su damlatırsan, artık o bardaktaki su “temiz” sayılmaz. Bu, basit ama güçlü bir…
Yorum Bırak