İçeriğe geç

Etik yargı nedir ?

Etik Yargı Nedir?

Herkesin Farklı Bir Etik Yargısı Olabilir Mi?

Çocukken, evdeki akşam yemeklerinde annemle babam arasında sık sık tartışmalar olurdu. Genelde çok küçük konular üzerineydi: “Şu kadar tatlı yese mi?”, “Bugün saat kaçta çıkmalı?”… Ama bazen, ciddi bir mesele de gündeme gelirdi. Bir gün, bizim mahalledeki bir çocuğun hırsızlık yaptığına dair duyum alındı. Annem, “Kimseye haksız yere suç atılamaz” derken, babam “O çocuğun bir cezası olmalı, yoksa başkalarına da örnek olur” diye eklemişti. İşte, o günlerde annemin ve babamın farklı bakış açılarıyla tanıştım. Ne kadar büyümüş olsam da, bu türden meselelerde hala kafam karışır. O zamanlar fark etmemiştim belki, ama o tartışma bana bir şey öğretmişti: Etik yargılar, aslında ne kadar bireysel ve durumdan duruma değişebilen şeylerdi.

Yıllar geçti, ekonomi okudum, sayılarla uğraşmayı seviyorum, ama bir yandan da bu etik yargılar hala kafamı kurcalıyor. Çünkü insan, sadece sayıların ve verilerin dünyasında yaşamıyor. İnsanlar, karar verirken hep bir etik bakış açısına sahip olurlar. Ve etik yargılar, kişiden kişiye, toplumdan topluma, hatta günden güne bile değişebilir. Peki, bu etik yargı nedir? Hangi faktörler bu yargıları şekillendirir?

Etik Yargı: Temelde Ne Anlama Geliyor?

Etik yargı, kısacası doğru ya da yanlışla ilgili kişisel, toplumsal ve kültürel değerlerimizi ortaya koyan yargılardır. İnsanın neyin doğru, neyin yanlış olduğuna dair içsel bir değerlendirmesi olarak düşünülebilir. Bu, genellikle bireylerin ahlaki değerlerine, sosyal normlara ve toplumsal kurallara dayanır.

Bir ekonomist olarak, ben genelde sayılarla, verilerle ve rakamlarla ilgileniyorum. Ama hayatımda, sayılardan daha önemli olan şeylerin farkına varmaya başladım: İnsanın içsel değerleri, duygu ve düşüncelerinin toplumdaki yeri. Verilere dayalı analizler, kararlar alırken önemli olsa da, insan psikolojisini anlamadan bu kararlar çoğu zaman eksik kalır. Mesela, bir şirketin maliyet düşürme kararını alırken “kar” ve “zarar” hesapları önemlidir, ama bu kararların işçilerin hayatını nasıl etkileyebileceği de göz önünde bulundurulmalıdır. İşte burada, etik yargılar devreye girer.

Etik Yargı Örnekleri: Hayattan Gerçek Hikayeler

Geçenlerde bir arkadaşımın yaşadığı bir durumu dinledim ve bu olay, etik yargı kavramını ne kadar önemli bir hale getirdiğini bir kez daha gösterdi. Arkadaşım, büyük bir şirketin insan kaynakları departmanında çalışıyordu ve işyerindeki bazı uygulamalar onu rahatsız etmeye başlamıştı. Şirket, çalışanlarına fazla mesai yaptırıyor ve bunun karşılığında yeterli ödeme yapmıyordu. Bir gün, bu uygulamayı dile getirdiği için yöneticisi ona baskı yapmaya başladı. Şirketin yaptığı uygulama, hukukî olarak doğru olabilir, fakat etik açıdan kesinlikle sorgulanabilir bir durumdu.

Arkadaşım, şirketin politikalarını değiştirmek için adım atmak zorunda kaldı. Fakat burada en büyük soru şu: “Etik bir şekilde hareket etmek, her zaman kar etmek anlamına gelir mi?” Bu durumda, hem işyerinin çıkarları hem de çalışanların hakları arasında bir denge kurmak gerekecekti. Şirketin menfaati, bir yandan daha fazla kar etmekken, çalışanlarının refahı da bir o kadar önemliydi. Etik yargı, kişisel olarak doğru olanı yapmayı gerektiriyor, fakat iş dünyasında bazen bu, daha büyük bir ödülün önünde engel oluşturabiliyor.

Buna benzer bir örnek, ekonomik kriz dönemlerinde hükümetlerin aldığı kararlarla da karşılaşılabilir. 2008 küresel ekonomik krizinden sonra, birçok ülke büyük şirketlere vergi indirimleri ve teşvikler sağladı. Bu kararlar, ekonomik büyümeyi desteklemeye yönelikti, fakat aynı zamanda yoksul halkın yaşam koşullarını zorlaştırabilecek bir etki yaratabilirdi. Hükümetlerin bu tür kararlar alırken, ekonomiyi iyileştirmek ve halkın refahını dengelemek arasında etik bir sınav verdiklerini söyleyebiliriz. Yani, burada da etik yargılar devreye giriyor.

Etik Yargıyı Şekillendiren Faktörler

Bir insanın etik yargıları, sadece yaşadığı çevreye ya da kültürel birikime bağlı değildir. Ekonomik koşullar, kişisel değerler, toplumsal normlar ve psikolojik faktörler de önemli bir rol oynar. Bir birey, ahlaki olarak doğru olduğunu düşündüğü şeyleri, zaman zaman toplumsal baskılar ya da maddi çıkarlar uğruna göz ardı edebilir. Örneğin, bazı şirketler, daha fazla kar etmek için çevreye zarar verebilecek uygulamalar yapabiliyor. Bu, ekonomik açıdan kârlı bir hareket olabilir, fakat etik açıdan büyük bir sorundur.

Bir de etik yargıların zaman içinde değişebileceğini unutmamak lazım. Bir toplumda yıllarca doğru kabul edilen bir davranış, zamanla yanlış olarak görülmeye başlayabilir. Bunun en somut örneği, kadın hakları hareketinin tarihi gelişimidir. Geçmişte birçok toplumda, kadınların çalışma hakkı, eğitim görme hakkı gibi temel hakları ihlal ediliyordu. Ancak, zaman içinde toplumsal değerler değiştikçe, etik yargılar da değişti ve kadın hakları artık evrensel bir etik değer haline geldi.

Sonuç: Etik Yargılar ve Geleceğimiz

Etik yargılar, hayatımızın her alanında etkili olan, bazen farkında olmadan kullandığımız karar verme süreçleridir. Ancak, bu yargıların kişisel, toplumsal ve kültürel bir temele dayandığını unutmamalıyız. Ekonomik, sosyal ve kültürel çevremiz, yaşam biçimimiz, hatta iş dünyasında aldığımız kararlar bile etik yargılarımızı şekillendirir. Bu yüzden, etik bir dünyada daha adil ve eşitlikçi kararlar almak, her birimiz için önemli bir sorumluluktur.

Bu yazının sonunda, belki de şu soruyu sormak gerekir: Etik yargılarınız ne kadar sizin kişisel düşüncelerinizle örtüşüyor? Yoksa, toplumsal normlar ve ekonomik çıkarlar onları ne kadar etkiliyor? Herkesin farklı bir etik yargısı olabilir, ama hepimizin düşünmesi gereken şey, bu yargıların hayata nasıl yön verdiğidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
ilbet casinohttps://betexpergiris.casino/betexpergir.net