İçeriğe geç

Bilmukabele’ye ne cevap verilir ?

Bilmukabele’ye Ne Cevap Verilir? Bir Söyleyişin Ardındaki Anlam

Kayseri’nin sessiz sokaklarında yürürken birden “Bilmukabele” dediklerinde, hep aynı şekilde cevap verir misiniz? Ya da buna dair hiç düşünmediniz mi? Bilmukabele, aslında hepimizin hayatında var olan bir kelime. Ancak bu küçük, basit sözcüğün arkasında bazen duygusal bir karmaşa olabilir. Geçen hafta başımdan geçen bir olayla, bu soruya dair cevabımı bulmaya çalıştım.

O Anı Hatırlıyorum

Kayseri’deki o eski kafede, her zamanki gibi sıcak bir çay içiyordum. Beni tanıyan birkaç arkadaşım da vardı. Birbirimize küçük sohbetler etmeyi severiz ama genelde kimse kimseye çok fazla bir şey anlatmaz. Bazen, soğuk havalarda çayın sıcaklığına tutunarak hayatın ne kadar sıradan olduğunu düşündüğümde, derin sohbetler başlar. İşte o an, akşam karanlığı daha da derinleşmeye başladığında, karşımdaki kişi bana gülümsedi ve “Bilmukabele,” dedi.

“Bilmukabele” demek, o kadar tanıdık ve bir o kadar da soğuk bir kelimeydi. Ama bana, o an çok başka bir şey gibi geldi. Cevabım o kadar kolay gelmedi. Yani, “Bilmukabele” demek, sadece nezaket gösterisi yapmak gibi geliyordu bir yandan. Ama ben, her şeyin fazlasıyla derin olduğu bir dünyada yaşıyordum. O an o kadar basit olamazdı.

İçimdeki Bilmukabele

İçimde bir huzursuzluk vardı. Bilmukabele’yi duyduğumda, karşımdaki insanın aslında ne hissettiğini anlamaya çalışıyordum. Bazen insanlar, samimi bir “teşekkür” bile etseler, içlerinde o sözün gerçekliğini sorguluyorum. “Bilmukabele” demek, bir saygı ifadesiydi, ama bir adım daha ileri gidip gerçekten o anı anlamak istiyordum.

O yüzden, o sırada benden beklenen cevabı vermedim. Ne kadar basit olsa da, çok özel bir anda yaşadığımı hissettim. Cevabımda heyecan, hayal kırıklığı ve belki de biraz karışıklık vardı. İçimdeki hislerin önüne geçemedim. “Bilmukabele” bir kelime olsa da, her zaman karşılık verilebilecek bir şey değildi. Sadece kelimelerle geçiştirilmemesi gereken bir şeydi. İnsanlar bazen, bir başkasına “Bilmukabele” derken, doğru duyguları aktaramadıklarını fark etmiyorlar.

Cevap Verilir Mi?

Cevap verilir, ama gerçekten nasıl verilir? O anda, tek bir kelimeyle bir şeyin ne kadar derinleşebileceğini fark ettim. İçimde bir yerlerde, “Evet, bu basit bir kelime,” diye düşündüm. Ama ne kadar basit olsa da, bu kelimenin içindeki anlamı ne kadar doğru anlamaya çalışırsam, karşımdaki insana o kadar samimi bir yanıt verebilirim. O zaman “Bilmukabele” demek, sadece bir cümle olmaktan çıkıyor, bir hissiyat haline geliyor.

Bir arkadaşımın bana “Bilmukabele” dediği o an, kendimi tam anlamıyla anlaşılmamış gibi hissettim. Çevremdeki her şey o kadar gürültülüydü ki, sesimi duyurmak için “Bilmukabele”yi normal şekilde söyleyemedim. O an, insanın sadece kelimelerle değil, duygularla da iletişim kurması gerektiğini fark ettim. Cevap verilir ama bazen cevap, kelimelerden fazlasıdır.

Umut ve Hayal Kırıklığı Arasında

Zamanla, bu küçük ama anlamlı kelimenin içindeki karmaşayı anlamaya başladım. “Bilmukabele” dediklerinde, bir teşekkür ya da hoşgörü bekliyordum, ama aslında içimde bir boşluk oluşmuştu. Belki de hepimiz sadece birbirimize “Bilmukabele” diyerek, o kadar kolayca alıştık ki, gerçekten hissettiklerimizi yansıtmayı unutuyoruz.

İçimde hem umut vardı, hem de bir miktar hayal kırıklığı. O an, hayatın ne kadar küçük anlardan ibaret olduğunu düşündüm. O kadar kolay bir kelimeyle bile birbirimizi kırabiliyoruz ya da ne kadar zor olsa da gerçekten samimi bir yanıt verebilmek için kendimizi bulabiliyoruz. Bir kelimeyle yaşadığımız o an, bazen hayal kırıklığına yol açsa da, bazen de umutla dolu bir başlangıç olabilir.

Sonuç: Bilmukabele’ye Verilecek Cevap

Bilmukabele’ye verilecek cevap, bazen sadece o anın ne kadar anlamlı olduğuna bağlı. Benim cevabım o gün, belki de “Evet” olmalıydı, ama kelimelerle sınırlandırılabilecek bir şey değildi. “Bilmukabele” sadece bir teşekkür değil, aynı zamanda bir anlayış, bir hissiyat, bir bağ kurma şekliydi.

Hayat, bu küçük anlarla geçiyor. Bilmukabele, bu anların özeti gibiydi. Ne kadar basit olsa da, bazen kelimeler yerine hislerle cevap vermek gerek. O anı sadece sözlerle geçiştirmek, belki de hayatın en değerli kısmını kaçırmak demek. Ne yazık ki, bazen her kelime doğru yere gitmeyebiliyor ama her seferinde içtenlikle verilen bir cevap, tüm boşlukları dolduruyor. O yüzden, bazen “Bilmukabele” dediğinizde, sadece kelimelerle değil, hissettiklerinizle cevap vermek gerek.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort deneme bonusu veren siteler 2025
Sitemap
ilbet casinohttps://betexpergiris.casino/betexpergir.net